30 Eylül 2010 Perşembe

Hayal Hanım'dan


     “Şarkılar sevgi gibidir, sahtesi çabuk biter, ama güzel olan, uzun dostluklardır, zilini çaldığınız zaman açılacağını bildiğiniz kapılar gibi. Size orda her zaman kıvrılıp yatacağınız bir kanepe, üzerinize örtecek bir battaniye bulunur. Yaldızları hafiften dökülmüş de olsa, çay bardağınız, mutfak dolabında sizi beklemektedir.
Tıpkı eski arkadaş gibi…”

    http://www.ezginingunlugu.com.tr/ezginin-gunlugu/ adresindeki bu cümleleri okuyunca sen aklıma geldin. Her zaman yanımda olacağını bildiğim, beni benden daha iyi anlayan ve kapısını benim için hep aralık bırakacak  bir dostum olduğunu bilmek o kadar güzel ki…Sana bunun için teşekkür etmek istedim…Her zaman beni anladığın ve yargılamadığın, beni hep olduğum gibi kabul ettiğin, ne zaman bir şeyler benliğimi coşkuyla doldursa ve ne zaman bir şeyler içimi acıtsa sığınabileceğim bir dost sesi olduğun için teşekkürler  eski-meyen arkadaşım…

2 yorum:

  1. Seninle birlikte edilen hoş bir sohpetin yanında içilen sıcacık çayın tadını hiç bir şeye değişmem ben. Gözlerime bakınca arkasını görebilen,aklımı okuyabilen ve "güven" kelimesinin hakkını veren canım arkadaşım sana hayatım açık benim. Çok teşekkür ederim bu sürprizin için. Çok mutlu ettin beni yine.

    YanıtlaSil
  2. Ve bir genç, şöyle dedi: “Bize arkadaşlıktan bahset.”

    Ve o cevap verdi:

    “Arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir.
    O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır.

    O sizin sofranız ve ocakbaşınızdır.
    Çünkü ona açlığınızla gelir ve onda huzuru ararsınız.

    Arkadaşınız sizinle içinden geldiği gibi konuştuğunda,
    ne ‘hayır’ demek zor gelir, ne de ‘evet’ demekten çekinirsiniz.

    Ve o sessiz kaldığında,
    kalbiniz onun kalbini dinlemek için sessizleşir.
    Çünkü arkadaşlıkta, kelimeler susunca,
    tüm düşünceler, tüm arzular ve beklentiler,
    gürültüsüz bir sevinç içinde doğar ve paylaşılırlar.

    Arkadaşınızdan ayrıldığınızda ise yas tutmazsınız;
    Çünkü onun en sevdiğiniz yanı, yokluğunda
    daha bir berraklık kazanır, tıpkı bir dağın,
    dağcıya, ovadan daha net görünmesi gibi…

    Ve arkadaşlığınızda, ruhsal derinlik
    kazanmaktan başka bir amaç gütmeyin.

    Çünkü, salt kendi gizemini açığa vurmak peşinde
    olan sevgi, sevgi değil, savrulmuş bir ağdır
    ve sadece yararsız olan yakalanır.

    Ve arkadaşınıza, kendinizi olduğunuz gibi sunun.
    Eğer dalgalarınızın cezrini bilecekse,
    meddini de bilmesine izin verin.

    Çünkü salt zaman öldürmek için bir arkadaş
    aramanızın anlamı olabilir mi?
    Onu, zamanı yaşatmak için arayın.

    Çünkü o gereksiniminizi karşılamak içindir,
    boşluğunuzu doldurmak için değil.

    Ve arkadaşlığın hoşluğunda,
    kahkahalar, paylaşılan hazlar olsun.
    Çünkü küçük şeylerin şebneminde,
    yürek sabahını bulur ve tazelenir.”

    Halil Cibran.

    YanıtlaSil