3 Kasım 2010 Çarşamba


Ağacın bir kısmı toprağın altına, gökyüzünün bir kısmı bulutun ardına, kara denizin dibine gizlenmemiş midir? Neye hangi açıdan bakarsanız bakın her noktasını aynı netlikle görebilir misiniz? İnsan niye farklı olsun ki?
Kadın durdu. İçindeki görünmeyenleri görmek istiyordu.
Kadın korktu. Görünmeyenlerinin arasında kayboluyordu.
Kadın sustu. Bunca yılın görünmeyenlerinin karşısında söylenecek bir şey kalmamıştı.

2 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. "Kişi erteleyendir. Değerlendirmelerini; dolayısıyla ulaşacağı sonuçları; dolayısıyla vereceği kararları, dolayısıyla bulunacağı eylemleri, ve dolayısıyla, ne olacağını hep erteleyen.

    Kişi hep, kendi yaptıklarıyla, olmayı istediği ‘kişi’ ile ‘kendisi’ arasında setler çeker.

    Kişi ‘istem’ ile ‘olma’ arasında gidip gelen bir olumsuzluktur: Hep istemediğini olan; olduğunu hiç istemeyen – istemediğini hep olan; istediğini hiç olmayan – hep olduğu, hiç istemediği olan.
    ...
    Kişi, kendini bir türlü bulamayıp, boyuna dünyayı ve nesneleri kurcalayandır.

    Kişinin, kendi üzerine soruları arttıkça, yanıtları azalır. ( Zaten tersi doğru değil mi: Kendi üzerine bütün yanıtları” bilen” kişi, kendini hiç sorgulamamış kişi değil mi ? Yani insanların çoğunluğu.)"
    Oruç Aruoba demiş...

    YanıtlaSil